1. Bazen gelen mesajlara bile bakamayacak kadar meşgul olursunuz ya da bütün gün boyunca Candy Crush oynayacak boş vaktinizin olur.

2. Evini her zaman göstermeye hazır, hevesli satıcılarla da karşılaşırsınız. Yer göstermeye gitmeden önce saatlerce dil döktüğünüz, evini satışa çıkardığının farkında değil mi acaba diye düşündüğünüz satıcılarla da.

3. Bazen tek işlemde, sayamayacağınız kadar çok para kazanırsınız. Bazen de benzin deposunu doldurmak için borç almak zorunda kalırsınız.

4. Pek çok kez potansiyel müşterileriniz ya da eski müşterilerinizle keyifli iş yemeklerine çıkarsınız. Öğle yemeğini simitle geçiştirmek zorunda da kalabilirsiniz.

5. Alıcının da satıcının da mutlu olduğu, herkesin gülümsediği işlemler yaptığınız da olur. Alıcı ve satıcının aynı odada bile bulunmak istemediği, birbirlerinin yüzüne bakmadıkları, size kan kusturdukları zor, sancılı işlemler de.

6. Neyi, neden almak ya da satmak istediğinin farkında olan ve aldığı hizmet kaşılığında bir ödeme yapması gerektiğini bilen müşterilerle de çalışırsınız. Ne istediğini bilmeyen, hizmeti değil sizi satın aldığını sanan ve hizmet bedeli ödemenin enayilik olduğuna inanan müşteriler de.kids.jpg

7. Bazen yeni portföyünüzü sisteme girdiğiniz anda telefonlarınızın deli gibi çalmaya başlar, alıcılar kapıda kuyruk olur. Bazen de ne yaparsanız yapın portföy raporunda  haftada sadece 10 görüntüleme yapıldığını görürsünüz.

8. Sizin kendilerinin yararı için çalıştığınızdan emin olan müşterileriniz de olur, siz ne yaparsanız yapın size dolandırıcı muamelesi yapanlar da.

9. Beraber çalışmaktan çok zevk aldığınız, harika işler başardığınız danışman arkadaşlarınız da olur canınıza okuyup arkanızdan türlü dolaplar çeviren meslektaşlarınız da.

10. Sabah başvurduğunuz tapu işlemi öğle tatilinden hemen sonra pürüzsüz biçimde sonuçlanabilir de, aylarca intikal yapılmasını, ortakların anlaşmasını, tapu dairesinden evrakların geçmesini beklediğiniz de olur.

Gayrimenkul danışmanı tüm bu dengesiz durumlar karşısında aynı şeyi yapar. İşini yapmaya ve mücadele etmeye devam eder. Şundan emin olabilirsiniz; gayrimenkul danışmanlığı vazgeçilmeyecek kadar güzel bir iştir. Sahne tozu yutmaya benzer. Bir kere bulaşan bir daha iflah olmaz

Reklamlar

 

Her şeyin bir başlangıcı var değil mi? Gayrimenkul sektörüne girmenin de bir başlangıç noktası var. Ofis açmak ya da bir ofiste çalışmaya başlamak!!! Peki nasıl bir ofis? Gayrimenkul danışmanlık hizmetleri veren bir ofis mi yoksa kara düzen idare edilen bir emlak ofisi mi? Arada bir fark var mı? Yoksa adı biraz daha havalı görünen gayrimenkul danışmanlık ofisleri, gerçekte mahalle emlakçılarıyla aynı hizmetleri mi veriyor? Sektörün iyiliği için kesinlikle tartışılması gereken konulardan biri bu. Önce Gayrimenkul danışmanlığı nedir bu konuda bir fikir birliğine varılması gerekiyor.
gayrimenkule giriş 1.0.0

 

Uzun zamandır bu sektörde çalışan biri olarak meslek tanımımızın kafalarda “işimize geldiği gibi”  yerleşmiş ve hatta kalıplaşmış olduğunu düşünüyorum. Gayrimenkul danışmanlığı sadece bir unvan olarak kalıyor. Kolayca yaka kartlarına yazılan, havası atılan ama gerekleri hakkında yaka kartını taşıyanın da o yaka kartını taşımalısınız diyenlerin de çok az şey bildiği, bilenlerin de umursamadığı bir unvan.

Bir marka çatısı altında olan her ofis “biz kurumsalız” diyerek havasını atıyor. Her yıl yapılan ödül törenlerinde alınan ödüller kurumsallığın ve hizmet kalitesinin göstergesi sayıyor. İş hizmet kalitesi ve görev tanımına gelince, bu ödüllü ofislerin bir çoğunun “iş ortaklarımız” dedikleri danışmanlarıyla ilişkilerinin sorunlu olduğunu, mangalda kül bırakmayan ofislerde bile hizmet kalitesinin çoğu zaman bir kaç danışmanla sınırlı kaldığını görüyoruz. Bu yüzden sokaktaki insan için gayrimenkul sektöründeki herkes rahatça “emlakçıysa dolandırıcıdır” diye genelleniyor.

Küçük bir araştırma yapsak ve markalı ya da markasız ofislerin kurucularına sorsak… “Ofisinizde verdiğiniz hizmeti nasıl tanımlarsınız? Gayrimenkul danışmanlığı hizmeti mi veriyorsunuz, komisyonculuk hizmeti mi?”desekBüyük çoğunluğunun “gayrimenkul danışmanlığı hizmeti” verdiğini söyleyeceğine eminim.

Bu cevabı verenlere “ofisinizde bölge çalışması yapan danışman sayısı nedir, haftada kaç değerleme raporu hazırlanıyor, ofis evraklarını kullanım oranınız nedir, bir CRM programı kullanıyor musunuz, verimlilik ölçüyor musunuz, markanızın size sağladığı online sisteme girdiğiniz bilgiler ve verdiğiniz raporlar yaptığınız işlemlerin ne kadarını yansıtıyor, ” diye sorsak bizi kapıdan kovup bir daha selam bile vermeyecek bir sürü ofis çıkacaktır.

 

gayrimenkule giriş
Şimdi bazı gerçekleri ortaya koyalım.  Bir ofisi gayrimenkul danışmanlık ofisi haline getiren şey tabelada yazan marka ya da danışmanların yakalarına astıkları kartta yazan gayrimenkul danışmanı unvanı değildir. Kendinizi “Gayrimenkul Danışmanı” olarak tanımlayınca bir iddiayla ortaya çıkmış olursunuz.
Ofisi kuran kişilerin verecekleri hizmetin kalitesini seçmeleri ve bu doğrultuda net kurallar koyması gerekiyor. Kurallar öncelikle ofis sahibini bağlamalı. Duruma ya da kişiye göre değişmemeli. Hani şimdi moda halinde her şirketin duvarında ve sosyal medya mecralarında gördüğünüz “vizyonumuz misyonumuz” klişesi var ya, işte o klişenin gerçekten samimiyetle içinin doldurulması gerekiyor.
 Gayrimenkul danışmanlık ofisleri, gayrimenkul konusunda danışılacak kişilerin bulunduğu ofisler olmalı. Kulağa ne kadar safça geliyor değil mi? Kocaman bir kurtlar sofrası olan bu sektörde ideal ofislerden, ideal danışmanlardan, kaliteli hizmet vermekten bahsetmek gerçekten safça ama ortada bir gerçek var. Aklınız hep katakulliye çalışıyorsa düzgün hizmet vererek büyük paralar kazanılacağına inanmanız çok zor. Gayrimenkul sektöründe kurtlar kurtlarla, hizmet almak isteyenler hizmet verenlerle çalışır. Aradaki farkı da sadece bu hizmeti alanlarla hizmeti verenler bilir.
Dışarıdan bakıldığında büyük şık ofislerinde bir şey yapmadan çok para kazanan bir sektör gibi göründüğümüz tartışılmaz bir gerçek. Bugünün koşullarında, “Gayrimenkul Danışmanlığı” unvanının son çıkan yönetmelik koşullarında kullandırılması şimdilik ulaşılması zor bir hayal gibi görünebilir. Yine de hedefleyebileceğimiz bir şey olduğunu düşünüyorum. Belli bir hizmet standardında çalışan ofis ve danışman sayısı arttıkça bu standardı talep eden müşteri sayısı da artacaktır çünkü. “Piyasa koşulları böyle, biz ne yapalım” diyenlerden olmayın. Piyasayı şekillendirenlerden olun.