mutlu ve başarılı gayrimenkul danışmanı 2

1. Sabah alışkanlıkları geliştirin

Sabah en geç 6.30’da kalkın. Hazırlanmaya başlamadan önce, evinizin penceresinden ya da balkonundan etrafı seyredin. Nasıl bir gün geçirmek istediğinizi hayal edin. (Biraz The Secret* takılmanın kimseye bir zararı olmaz). Kendinize o günü neşeli kılacak eğlenceli bir günlük slogan bulun. “Ben gayrimenkul danışmanı olmadan önce buralar hep dutluktu” gibi. Bir pencere önü kitabınız olsun. Her gün evden çıkmadan önce bir kaç sayfa okumayı alışkanlık haline getirin.

2. Evrak ve telefon işlerini sabah saatlerinde yapın.

Araştırmalar aklımızın en iyi çalıştığı saatlerin, sabah uyandıktan hemen sonraki 2.5-4 saat arasında olduğunu gösteriyor. Bu demektir ki akıl ve organizasyon gerektiren işlerinizi ofise gelir gelmez yapmalısınız. Yani bu saatleri işinizi planlamak, yolunda gitmeyen süreçlere çözüm bulmak, zor müşterilerle telefonda konuşmak için kullanmalısınız. İş gününüzün en fazla 2 saatini evrak işlerine ayırmaya dikkat edin. Yani saat 10’da ofisten çıkmak için hazır olun. Uzmanlık bölgeniz sizi bekler.

3.Enerjiniz düştüğünde durup dinlenin

Durup dinlenmeyi öğrenmek büyük marifettir. Gün içinde birden fazla sorunlu işlemle uğraştıysanız enerjinizin bitmesi çok normal. Sorunlu işlemlerle uğraşmasanız bile insanlarla uğraşmak başlı başına enerji yiyen bir iş. Sabah yaptığınız The Secret numarasının aynısını yapmayı deneyin. Seyredecek güzel bir manzara, bakacak güzel bir pencere bulun. Bir süre konuşmadan sadece manzarayı seyredin ve bu günün nasıl sonuçlanmasını istediğinizi hayal edin. Sadece hayal etmeyin tabi. Günlük gelişmeleri düşünün ve günün geri kalanında sizi hedefinize götürecek adımları kısaca tekrar gözden geçirin ve hoşsohbet bir arkadaşınızla güzel bir yemek yiyin mutlaka.

4.Koşuşturmaları öğleden sonrası için planlayın

Aklınızın iyi çalıştığı sabah saatlerini, düşünmek, planlamak, sorun çözmek için nasıl ayırdıysanız, vücudunuzun harekete geçtiği öğle saatlerini de koşuşturmak, yeni ilişkiler kurmak ve sabah çözümünü ürettiğiniz sorunlarla yüzleşmek için kullanın. Yani neymiş: Sabah düşün, çözüm bul, öğleden sonra koş, uygula. Boş vaktinizin tamamını uzmanlık bölgenizde geçirmeyi de unutmayın. Ne demiş bir düşünür: “bölge, bölge, bölge” .

5.Akşam saatlerinde sizi stresten kurtaracak bir şeyler yapın

Evet başarılı danışmanlar soluksuz çalışıyorlar ama hepsi size aynı şeyi söyleyecektir. Akşamları günün stresinden kurtulmak ve yeniden şarj olmak için mutlaka özel bir şey yapıyorlar. Egzersiz yapmak, sevdiğiniz bir spor dalıyla uğraşmak, okumak, müzik dinlemek, aileniz ve arkadaşlarınızla sohbet edip zaman geçirmek, masaj yaptırmak, açık havada yürüyüşe çıkmak, meditasyon yapmak ya da yaratıcı bir aktiviteyle uğraşmak sizi günün yorgunluğundan kurtaracaktır. Telefonunuzu bile şarj ediyorsunuz, niye kendi enerjiniz için bir yenilenme fırsatı yaratmayı ihmal edesiniz ki? Ertesi güne, enerjik başlayabilmek için bu günden enerji deposunu doldurmak lazım 🙂

Çok koştuğunuz, çok güldüğünüz, bol bol işlem kapattığınız, kapatamadığınız her işlemden büyük dersler aldığınız, sosyal medyası kararında, gerçek sohbeti ve gerçek dostu bol günler dilerim hepinize.

*The Secret Avustralyalı yazar Rhonda Byrne tarafından 2006 yılında yazılan bir kitabın adı. Yayınlandığı dönem hem ülkemizde hem de dünyada pek çok kişiyi etkisi altına aldı.
Reklamlar

Sevgili Gayrimenkul danışmanı adayları

Bu sektöre girmeyi düşünüyorsunuz ya da yeni girdiniz. Gayrimenkul satmanın çocuk oyuncağı olduğunu düşünüyorsunuz değil mi? Hiçbir şey yapmadan para kazanılan bir sektör. Satılık evleri göster, sat, parayı cebine koy, git. Herkes yapabilir. Ne güzel iş. Hımm… Olabilir tabii.karikatür-131

Size kötü bir haberim var. Kazın ayağı dışarıdan göründüğü gibi değil. Diğer meslekler için ne kadar çaba ve beceri gerekiyor tam olarak bilmiyorum ama gayrimenkul sektörünü iyi bilirim. Bu sektörde var olma savaşı vermiş, başarmış ve başaramamış bir çok danışmanla beraber çalıştım ben. Her meslek gibi gayrimenkul sektöründe bir kariyer yapmak da, emek, tecrübe, iş ahlakı ve gerçekçi beklentiler gerektiriyor. Bu yüzden kendinize bir sorun bakalım

Haftanın 7 günü belirsiz saatlerde hizmet vermeye hazır mısınız?

Başkası size yapılacak işler listesi vermeden de organize olup, işinize karşı sorumluluklarınızı yerine getirebilir misiniz?

İşler berbat giderken ve hiç parasal karşılık görmeden geçireceğiniz belirsiz sürelere rağmen (2- 3 aydan bahsediyorum. Evet yazıyla iki-üç ) moralinizi ve enerjinizi kaybetmeden çalışmaya devam edebilir misiniz?

Aynı anda pek çok müşterinin birbirinden tamamen farklı isteklerini karşılayabilir ve kafanız karışmadan kaliteli hizmet vermeye devam edebilir misiniz?

İnsanları seviyor musunuz? Daha da önemlisi, çok da fazla hoşlanmadığınız insanlara bu duygunuzu belli etmemeyi başarabilir misiniz?

Gayrimenkul sektöründe iş size gelmez, siz işe gitmelisiniz. Dışarı çıkıp raflarınızı kendiniz doldurmalısınız. Her gün tanıdığınız ve tanımadığınız onlarca insandan iş istemeye hazır mısınız?

Bu sorulara cevabınız EVET ise gayrimenkul sektöründe bir kariyer şansınız olabilir.

Gayrimenkul piyasası istikrarsız ve stresli bir sektördür. Bu yüzden en başarılı gayrimenkul danışmanları dışa dönük, kolayca sosyalleşebilen, girdiği ortamda hemen dikkat çeken ve değişken programlara kolayca uyum sağlayabilecek esnekliğe sahip kişilerin arasından çıkar. Siz de her tür değişime hızlıca ayak uyduracak esnekliğe, soluksuz çalışacak enerjiye ve her çeşit acayip insana şaşırmadan ve yargılamadan hizmet verebilecek sosyal beceriye sahip olmalısınız.

Tüm anlattıklarımdan sonra eğer hala gayrimenkul danışmanı olabileceğinizi düşünüyorsanız, size söylemem gereken bir kaç cümle daha var.

Gayrimenkul danışmanları kendi işlerinin patronudurlar. Aynı zamanda kendi işlerinin muhasebecisi, reklamcısı, sekreteri, arşivcisi, planlamacısı, koçu ve menejeridirler. Eğer bir markete girdiğinizde yanınızdan geçerken gayrimenkulden bahseden birine kartınızı veremeyecek kadar utangaçsanız bilin ki bu iş size göre değil.

Gözünüzü mü korkuttum. Az bile anlattım. Bunların bir çoğunu sizi gayrimenkul sektörüne sokmaya çalışan brokerlardan ya da işe yeni başladığınız markanın eğitimlerde duymayacaksınız.

Peki neden bu kadara çok insan bu sektörde tutunmaya çalışıyor? Ah işte burada durum biraz karışık. Bir kere gayrimenkul sektörüne girmek sahne tozu yutmaya benzer. Kendi adıma söyleyeyim, bu sektörle tanıştığım anda bu işe aşık oldum. Bu işi seviyorum. Bir çok insanın hayatta verdiği en önemli kararı vermesine yardım etmek, o karardan mutluluk duymalarını ya da yardımımızla yaptıkları yatırımdan ciddi maddi kazanç elde etmelerini sağlayabilmek paha biçilmez bir tecrübe. Üstüne yaptığımız işten kazandığımız para da cabası. Önümüz açık. Gayrimenkul sektöründe yapabileceğiniz kariyerin, kazanabileceğiniz paranın bir limiti yok. Maddi ve manevi tatmin olabileceğiniz, kendi iş planınızı ve gelişme hızınızı belirleyebileceğiniz nadir mesleklerden biri gayrimenkul danışmanlığı.

Doğru plan yapan, gerçekçi beklentilerle yola çıkan, gelişmek için her fırsatı değerlendiren, gayrimenkul danışmanlığının hizmet vermek olduğunu kavrayan ve iş ahlakının tüm mesleklerde olduğu gibi bu meslekte de sizi kalıcı kılacak şey olduğunu anlayanların önünde gerçekten harika bir kariyer var.

Atlamamanız gereken önemli bir nokta daha var. Gayrimenkul danışmanları olarak terfi edip. broker, ofis yöneticisi olmazsınız. Onlar gayrimenkul sektöründe başka pozisyonlardır. Gayrimenkul danışmanının terfi etmiş olanına tek bir şey denir: zengin gayrimenkul danışmanı!

Dilerim bu yolculukta yanınızda size doğru yolu gösterecek tecrübeli danışman arkadaşlarınız ve sizi gerçekten destekleyecek borkerlarınız olur. Yolunuz açık olsun…

Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden ….

1. Sadece sosyal medyayı kullanarak danışmanlık yapmaya çalışmak

Sosyal medyanın gücü tartışılmaz. Ama eğer siz işiniz için gerçek bir çaba göstermiyorsanız, sosyal medya sizden ancak içi boş parlak bir balon yaratabilir. Gerçekten becerikli değilseniz, ortalamanın üzerinde bir hizmet veremiyorsanız sosyal medyada oluşturduğunuz “başarılı gayrimenkul danışmanı” imajı, arkanızdan gülünmesine, sektörel şakalara malzeme olmanıza sebep olur.gayrimenkul danışmanlarının yaptığı 10 hata 1

2. Etkili iletişim yöntemlerini öğrenmemek

Telefonda fiyat soran müşteriye “telefonda fiyat vermiyoruz” yerine düzgün bir cümle kurup söyleyemeyen o kadar çok danışman var ki. “İsterseniz ofisimize buyurun, biz size bir kahve ikram edelim, bir yandan da fiyatlar ve seçenekler hakkında konuşuruz” diyerek aynı şeyi kastedersiniz ama bambaşka sonuçlar elde edersiniz.

3. Siz meşgulken arayan müşteriye ben sizi ararım deyip ertesi gün aramak

En meşgul anınızda bile en geç bir saat içinde çok meşgul olduğunuzu bildiren kısa bir telefon görüşmesi ya da mesajla müşterinize dönmeniz gerekir. Biz hizmet satarız ürünün kendisini değil. Alıcı ve satıcı telefonlarına zamanında dönmek en önemli işlerden biridir. En kötü ihtimalle teknolojiden faydalanın. Akıllı telefonunuzun çağrı reddetme ayarlarına mesajla çağrı reddet diye bir seçenek var. Gelen aramayı kabul etmediğinizde telefonunuzun otomatik olarak “Şu anda bir görüşmedeyim, sizi en uygun zamanda arayacağım” mesajını göndermesini ayarlamak sadece 10 saniyenizi alır. Bir saat içinde aramasını cevaplamadığınız müşteri uçar gider.

4. İnternet ilanlarına özen göstermemek

İlanınız için yükleyeceğiniz resimler ve yazacağınız tanıtım metni sizin vitrininizdir. Dağınık tozlu bir vitrine kim bakmak ister ya da karmakarışık göz yoran bir vitrine? İyi çekilmiş, merak uyandıran resimler ve düzgün bir dille yazılmış kısa ve öz bir açıklama çok şey değiştirir.

5. Zamanını ofiste geçirmek

Gayrimenkul danışmanının işi sahadadır. Değerleme raporu hazırlamıyorsanız, toplantınız yoksa ve siz ofiste 2 saatten fazla zaman geçiriyorsanız boş şeylerle oyalanıyorsunuz demektir. Zaman geçirmeniz gereken yer uzmanlık bölgenizdir. Çay içecekseniz uzmanlık bölgenizdeki bir cafede içmeli, traş olacaksanız uzmanlık bölgenizdeki berberde olmalısınız. Yani her fırsatta bölgenizde olmalısınız. Yoksa başkası kapar o bölgeyi. Sonra ofiste “vay benim bölgeme branda asmış” diye kavga ederken bulursunuz kendinizi.

Gayrimenkul danışmanlarının yaptığı 10 büyük hata

6. Yanınızda galoş, lastik çizme, baret taşımamak

Hangi işin ne zaman geleceğini bilemeyiz değil mi. Biz profesyoneliz. Tarlaya topuklu ayakkabılarla, pırıl pırıl cilalanmış temizlenmiş boş eve ayakkabıyla girmeyiz. Gayrimenkul danışmanının el çantası hep hazır olmalı. İçinde de lastik çizmeden ev ayakkabısına, galoştan arazide kullanmalık şapkaya hatta inşaat baretine kadar her çeşit kostüm bulunmalı. Çünkü gayrimenkul sunumu bir çeşit sahnelemedir. Hazırlığınızı yapmadan sahneye çıkmamalısınız

7. Görüşme ve sunumlar sırasında sürekli gelen telefonlara bakmak ya da telefonu kurcalamak.

Karşınızdaki sizin onunla ilgilenmenizi bekliyor ve siz başkasıyla ilgileniyorsunuz. Ne harika bir fikir. Böyle devam edin 🙂 Bir müşterinin kalbini kazanmak istiyorsanız garantili tek bir yol var “değer verdiğinizi göstermek”. Ofiste yaptığınız görüşmeler sırasında müşterinizin göreceği şekilde telefonunuzu sessize alıp kendinizden biraz uzağa koyun. Konuşulan her şeyi can kulağıyla dinleyin. Yani müşterilerinizi gerçekten önemseyip onları dinlemek konusunda istek duyun

8. Yapılacak işler listesi yapmamak

Gayrimenkul işi olayların çok hızlı ve aniden geliştiği bir iştir. Sürekli yeni sürpriz işler çıkarken elinizde bir yapılacak işler listeniz yoksa, bir süre sonra sonra önemliyle acili karıştırır ve kendinizi en önemli işleri yapmayı unutmuş ve kafası karışmış bir halde bulursunuz.

9. Her sorunda moral bozmak

İş hayatı bu. Ters giden pek çok şey olur. Bir sürü kötü niyetli insanla karşılaşırsınız. Yolunda gitmeyen her şeye üzülürseniz sadece stres üretirsiniz. Sorunları ciddiye alın insanları değil, çözüm üretin, stres değil.

10. Zaman kaybı olduğunu düşünüp mesleki eğitimlere gitmemek

Eğitim iş kalitenizi arttırır. Yanlışlarınızı düzeltir, işinizi cilalar. Nefes almak için size zaman sağlar. Çok işiniz olması sadece bahane. Ne duruyorsunuz sizi en çok oyalayan işlerle ilgili bir eğitime hemen şimdi yazılın. “Çok iş” diye bahsettiğiniz birçok şeyin kolay yolunu bilmediğinizi ya da gereksiz olduğunu görecekseniz.

 

 

 

  1. Sabah 8’den önce, ya da gece 10’dan sonra bir şey istemek için aramanız gerekiyorsa, önce bir mesaj atabilirsiniz mesela. Mutlu oluruz. Yoksa 24 saat hizmetinizde olmayı biz de isteriz ama çoluk çocuk, eş aile gibi başka önemli şeylere de zaman ayırıyoruz
  2. Bizim bir iş hayatımız var biliyorsunuz değil mi? Randevularımız, önceden verilmiş sözlerimiz var. O yüzden “biz evin önündeyiz, kaç dakikada burada olursunuz?” diye aramadan önce iki kere düşünün lütfen. Evet müşterilerimizi seviyoruz ama bütün gün boş boş oturmuyoruz ki biz.
  3. Biz taksi şoförü değiliz. Tabii ki size yer gösterme belgesi, alım satım sözleşmesi gibi evraklar imzalatacağız. Sadece ev görmek ve hiçbir belgeye imza atmamak istiyorsanız artık telefonların navigasyon uygulamaları var. İnternetten bulduğunuz evi kendiniz gezip pazarlık sürecini kendiniz yönetebilirsiniz. Bizim verdiğimiz hizmet ev göstermek değil.müşterilerimizin bilmesini istediğimiz 10 şey 1
  4. Alım satım sürecinde sizin de yapmanız gereken şeyler olduğunu bilmiyor gibi davranmasanız ne güzel olur. Randevulara gelmeniz, banka işlemleri için imza atmanız, doğru bilgiler vermeniz gerekiyor. Bunları sizin yerine yapmayı çok isterdik ama mümkün değil.
  5. Komşunuzun evini satışa çıkardığı fiyat, sizin evinizin fiyatı belirlemek için yeterli bir ölçü değildir ve bu işi komşunuzdan daha iyi bildiğimiz kesin!!!
  6. Bir iki mülk almış satmış olmanız sizi gayrimenkul danışmanı yapmaz. Evet biraz tecrübe kazanmış olursunuz ama biz yılda kaç işlem yapıyoruz haberiniz var mı? Bizim yaptıklarımızı yapabildiğinizi düşünüyorsanız gelin müşterimiz değil iş arkadaşımız olun, ofislerimizde her zaman yeni bir gayrimenkul danışmanı için yer var.
  7. Bazen bir mülkü satmak ya da size uygun bir ev bulmak tahmin ettiğimizden uzun sürebilir. Ama bu işlemi tamamlamak istiyoruz emin olun. Biz işlem kapanmadan para kazanamıyoruz maalesef. Satışın tamamlanması için ne kadar çok çaba ve emek harcadığımızı tahmin bile edemezsiniz.
  8. Yapabileceklerimizin bir sınırı var. Bir portföye piyasa fiyatının %40 altında teklif vermemizi istemeyin ne olur. Gayrimenkulünüzü piyasa fiyatının çok üzerinde satmak da bizim kalkıştığımız işlerden değil. Biz hem alıcıların hem de satıcıların adil fiyatlara ulaşmasını sağlamaya çalışırız çünkü.
  9. İşimiz hizmet. Sizinle tabii ki ilgileniyoruz ama kankanız da değiliz. Çocuğunuzu okuldan alıp, patronunuzdan sizin için zam isteyemeyiz. Ha kanımız birbirimize çok ısınırsa işlem bittikten sonra dostluğumuz devam eder zaten merak etmeyin.
  10. Hayalinizdeki evi almanızı sağlamışsak, aylardır satılık tabelasıyla bekleyen mülkünüzü en kısa sürede satmış, tapu devrini yapmış, her şeyi yoluna koymuşsak sizinle bir kutlamaya yapmaktan mutluluk duyarız 🙂 Çay, kahve, kısır, börek gibi şerlere hayır denir mi canım. Tabi ki geliriz o çayı içmeye 🙂

 

Tamam, çok çalışıyorsunuz. Gerektiğinde inşaat, arazi demeden geziyorsunuz biliyorum ama bıraktığınız ilk izlenimin %95’ini dış görünüşünüz belirliyor. Bu yüzden çoğunlukla sahada çalışan bir iş grubu olan gayrimenkul danışmanlarına birkaç stil önerim olacak.

  • Bakımlı olmakla süslü olmak arasındaki farkı öğrenin.

gayrimenkul danışmanları için doğru giyim 1

Aradaki farkı görüyor musunuz hanımlar beyler?

Bakımlı olmaya çalışmanız sizi süslü ve aptal yapmaz. Bakımlı görüneceğim derken ölçüyü kaçırmak ise komik duruma düşmenize sebep olabilir. Kadınlar için fönlü saçlar ve manikürlü tırnaklar bakımlı olmaktır, bol spreyli saç ve parıltılı makyaj ise süslü olmak. Erkekler için sakal tıraşı ve şekle sokulmuş saç, bakımlı olmaktır, aşırı parfüm kokusu ve jöleyle briyantinle parlatılmış saç süslü olmaktır.

  • Dekolte sınırlarını öğrenin. İşimizle ilgilenilsin istiyoruz, vücudumuzla değil…

    gayrimenkul danışmanları için doğru giyim 2

    Ölçünün ne kadar kolay kaçabildiğini görüyorsunuz değil mi?

İş dünyası her şeye rağmen erkek yoğun bir dünyadır. Sevgili kadın danışman dostlarım, feminen olmayın demiyorum ama ölçüyü iş dünyası sınırlarında tutmazsanız kendinizi sürekli “herkes de bana asılıyor, bıktım vallahi” derken bulursunuz. Hırsızın hiç mi suçu yok diyecekseniz. Olmaz mı? Yine de göğüs ve bacak dekoltesiyle gittiğiniz bir iş görüşmesinden işinize odaklanılmasını beklemeniz biraz yüksek bir beklentidir. Erkekler dekoltenizle, kadınlar kıskançlık duygularıyla ilgilenmekten esas meseleye dikkatlerini toplayamayacaklardır. Dekolte diyerek sadece kadınlara seslenmiyorum tabii ki. Erkekler için de dekoltenin söz konusu olduğunu biliyor muydunuz peki? Sevgili erkek danışman dostlarım. Kaslarınızı özenle geliştirmiş olabilirsiniz. Bacaklarınızın harika göründüğüne inanıyor olabilirsiniz. Ama iş dünyasında gövdenize yapışan o ince triko kazakların, renkli daracık pantolonların ciddiyetinize darbe vurduğunu bilmelisiniz. Kadınların vücutlarını sergilemesinin hoş karşılanmaması gibi erkeklerin de vücut sergilemesi hoş karşılanmıyor. Kadın erkek demeden dekolte konusunda dikkatli olmak gerekiyor. Ne demiştik, işimizle ilgilenilsin istiyorsak vücudumuzu kimsenin gözüne sokmaya gerek yok.

  • Rahatla gündelik arasındaki farkı öğrenin.

    gayrimenkul danışmanları için doğru giyim 4

    Çalışma saatlerinizin dışında sağdaki seçeneği tercih edip etmemek size kalmış.

İçinde kendinizi rahat hissetmediğiniz bir giysiyle işinize odaklanmanız elbette ki çok zor. Ama bu işinizi kot pantolonlar, soluk t-shirtler, boyasız ayakkabılar ve eşofmanlarla yapabileceğiniz anlamına gelmiyor. Yapabilirsiniz tabii ama karşınızdakiler sizin yapabileceğinizi maalesef düşünmezler.  İlk izlenimden bahsediyoruz. İlle de kot pantolon giyeceğim diyorsanız üzerine kaliteli bir gömlek ve ceket, hatta bir kravat takmalısınız.

Kadınlar için de farklı değil durum. Evet herkes yüksek sivri topuklu ayakkabılar giyecek diye bir kural yok. Ama ayağınıza babaannenizden kalmış gibi görünen ortopedik sevimsiz ayakkabılar giymeyin bence. O salaş püsküllü hırkayı da hemen dolabınıza kaldırın olur mu… Rengarenk desenli elbiseler, terlikler de yaz günleri ve tatiller için daha uygun.

  • Hangi müşteriye nasıl görüneceğinizi bilin

Arazi bakmaya giderken 12 punt topuk, lüks villa göstermeye giderken parmak arası terlik olmaz tabii ki. Ticari gayrimenkulle ilgileniyorsanız kadınlarda romantik çiçekli elbiseler, erkeklerde o renkli dar pantolonlar size saygı duyulmasına pek de katkıda bulunmaz. Günün önemli görüşmesi neyse o günkü stilinizi ona göre ayarlamalısınız. Sahada çalışıyorken rahat giysiler, ofis nöbetindeyken daha klasik ve şık giysiler tercih edebilirsiniz. Hatta saha çalışmalarında ofis logolu t-shirtleri özellikle tavsiye ederim

  • Gayrimenkul sektörünün ve iş dünyasının “ye kürküm” dünyası olduğunu aklınızda bulundurun

Üstünüze başınıza harcadığınız para sizi ilgilendirir. Ama iş dünyası ve gayrimenkul sektörü sizin başarılı bir danışman olup olmadığınızın ipuçlarını sorgular durur. Evinizin durumuna, arabanızın markasına dikkat kesilirler. Bu yüzden dolabınızda az da olsa lüks sayılabilecek aksesuarlar bulundurmaya özen gösterin. Markalı bir saat, kaliteli klasik bir deri çanta, şık ayakkabılar müşterileriniz tarafından sizin ne kadar kazandığınızla ilgili ip uçları olarak algılanır.

İş hayatında giyinmenin altın kuralı, iş kolunuzun geleneklerine uygun ama kendinizi yansıtan bir tarz belirlemenizdir.  Özellikle gayrimenkul sektöründe hem rahat edeceğiniz hem de şık ve rahat görüneceğiniz bir tarz yakalamalısınız. Kim uğraşacak bununla diyorsanız internette birçok kombin önerisi olduğunu hatırlatmak isterim. Birkaç saatlik internet araştırması ve birkaç gün alış veriş için ayrılmış zaman, gardırobunuzu işiniz için ideal hale getirmeye yeter de artar bile. İnternetteki fikirler de yeterli gelmediyse sektörden tarzını beğendiğiniz birinin yardımını isteyin. Ne duruyorsunuz, çevrenizdeki en şık danışmanı yakalayıp doğru alışverişe.

 

Her zaman iş peşinde koşan, haftada en az iki kere tapuda işlem yapan, aldığı portföyü çabucak sattığı herkes tarafından bilinen bazı emlak danışmanları var. Nasıl oluyor diye için için soruyor musunuz? Hemen söyleyeyim, bu danışmanların süper güçleri yok. Sadece üşenmeyip sürekli işleriyle uğraşıyorlar. Her gün bölge çalışması yapanı da var, durmadan hediye dağıtanı da var. İşiyle ilgili her eğitime koşup, eğitimde öğrendiklerini sahada nasıl uygulayacağını bulanı da var. Alacakları sonuçlardan önce, kendi verdikleri emekle ilgileniyorlar. 

Bir diğer grup ise kendini bu kadar harap etmenin boşuna olduğuna daha işin en başında karar vermiş. Sisteme uysun uymasın karınlarını doyuracak kadar işlemi yapıp, çok çaba gösterenlere oturdukları yerden gülüyorlar. Çorbayı hızlıca kaynatmak ve bugünü kurtarmak onlar için daha önemli. Bu tarz denışmanların genellikle istikrarsız ve piyasa koşullarından fazlasıyla etkilenen bir iş hacimleri oluyor. Üstelik işe yeni başlayanlara moral bozucu şeyler söylemeyi kendilerine görev sayıyorlar. En sevdikleri cümle “o öyle olmaz”

süper gayrimenkul danışmanıBirinci gruba dahil olmak isteyen ama nerden başlayacağını bilmeyenler için birkaç önerim var:

  • İlk olarak iş biriktirme huyunu bırakmanız gerekiyor. Biri sizden telefon bekliyorsa en geç bir saat içinde ona dönüş yapmalısınız. Zor bir telefon konuşması yapacaksanız en iyi zaman “hemen şimdi”dir. Bir değerleme raporunun etkili olması için görüşmeden en geç yirmidört saat sonra teslim edilçesi gerekir (tabii bir fabrika ya da dev bir turizm tesisi söz konusu değilse).
  • Eski, kullanmadığınız, köşede tozlanan geçmiş yıl ajandalarınız hazine değerindedir. Düzenli olarak kurcalanmalı, işinize yarayacak bilgiler yeni ajandaya not edilmeli, artık işinize yaramayacak bilgiler, işe yeni başlamış danışmanlara anı ve tecrübe olarak anlatılıp değerlendirilmelidir
  • Belirsizliğini koruyan işler için durum değerlendirmesi yapmalısınız . Müşterilerinizi, başkasına devretmeniz gerekenler, artık vazgeçilmesi gerekenler ve tekrar harekete geçirilmesi ya da demlenmesi gerekenler diye sınıflandırmalısınız.
  • Elinizdeki işlerin durumunu belirleyip öncelik listesi yapılmalısınız. Bu hafta mutlaka satılması gereken portföy ile geniş zamanda değerlendirilecek portföy için yapmanız gerekenler aynı değil tabii ki.
  • Özellikle kafa dağınıklığı, işinizi her şeyden daha çok sabote eder. Her hafta için üzerinde çalışacak bir portföy ya da müşteri belirleyin. Geri kalan zamanınızın tamamını planlayamazsanız bile o haftanın MUTLAKA’sı hep belli olsun. “Bu hafta gelişme kaydedeceğim konu” başlığını da seçmeyi unutmayın

Bölge çalışması yapın, her gün en az 3 yeni kişiyle tanışın, bir hobi edinin, karşınıza çıkan her portföye inatla değerleme raporu hazırlayın demiyorum bile…

 

 

 

  1. Bazen gelen mesajlara bile bakamayacak kadar meşgul olursunuz ya da bütün gün boyunca Candy Crush oynayacak boş vaktinizin olur.

2. Evini her zaman göstermeye hazır, hevesli satıcılarla da karşılaşırsınız. Yer göstermeye gitmeden önce saatlerce dil döktüğünüz, evini satışa çıkardığının farkında değil mi acaba diye düşündüğünüz satıcılarla da.

3. Bazen tek işlemde, sayamayacağınız kadar çok para kazanırsınız. Bazen de benzin deposunu doldurmak için borç almak zorunda kalırsınız.

4. Pek çok kez potansiyel müşterileriniz ya da eski müşterilerinizle keyifli iş yemeklerine çıkarsınız. Öğle yemeğini simitle geçiştirmek zorunda da kalabilirsiniz.

5. Alıcının da satıcının da mutlu olduğu, herkesin gülümsediği işlemler yaptığınız da olur. Alıcı ve satıcının aynı odada bile bulunmak istemediği, birbirlerinin yüzüne bakmadıkları, size kan kusturdukları zor, sancılı işlemler de.

6. Neyi, neden almak ya da satmak istediğinin farkında olan ve aldığı hizmet kaşılığında bir ödeme yapması gerektiğini bilen müşterilerle de çalışırsınız. Ne istediğini bilmeyen, hizmeti değil sizi satın aldığını sanan ve hizmet bedeli ödemenin enayilik olduğuna inanan müşteriler de.kids.jpg

7. Bazen yeni portföyünüzü sisteme girdiğiniz anda telefonlarınızın deli gibi çalmaya başlar, alıcılar kapıda kuyruk olur. Bazen de ne yaparsanız yapın portföy raporunda  haftada sadece 10 görüntüleme yapıldığını görürsünüz.

8. Sizin kendilerinin yararı için çalıştığınızdan emin olan müşterileriniz de olur, siz ne yaparsanız yapın size dolandırıcı muamelesi yapanlar da.

9. Beraber çalışmaktan çok zevk aldığınız, harika işler başardığınız danışman arkadaşlarınız da olur canınıza okuyup arkanızdan türlü dolaplar çeviren meslektaşlarınız da.

10. Sabah başvurduğunuz tapu işlemi öğle tatilinden hemen sonra pürüzsüz biçimde sonuçlanabilir de, aylarca intikal yapılmasını, ortakların anlaşmasını, tapu dairesinden evrakların geçmesini beklediğiniz de olur.

Gayrimenkul danışmanı tüm bu dengesiz durumlar karşısında aynı şeyi yapar. İşini yapmaya ve mücadele etmeye devam eder. Şundan emin olabilirsiniz; gayrimenkul danışmanlığı vazgeçilmeyecek kadar güzel bir iştir. Sahne tozu yutmaya benzer. Bir kere bulaşan bir daha iflah olmaz

 

Her şeyin bir başlangıcı var değil mi? Gayrimenkul sektörüne girmenin de bir başlangıç noktası var. Ofis açmak!!! Peki nasıl bir ofis açmayı planlıyorsunuz? Gayrimenkul danışmanlık hizmetleri veren bir ofis mi yoksa karadüzen idare edilen bir emlak ofisi mi? Arada bir fark var mı? Yoksa adı biraz daha havalı görünen gayrimenkul danışmanlık ofisleri, gerçekte mahalle emlakçılarıyla aynı hizmetleri mi veriyor? Sektörün iyiliği için kesinlikle tartışılması gereken konulardan biri bu. Önce Gayrimenkul danışmanlığı nedir bu konuda bir fikir birliğine varılması gerekiyor.gayrimenkule giriş 1.0.0

Uzun zamandır bu sektörde çalışan biri olarak meslek tanımımızın kafalarda “işimize geldiği gibi”  yerleşmiş ve hatta kalıplaşmış olduğunu düşünüyorum. Gayrimenkul danışmanlığı sadece bir unvan olarak kalıyor. Kolayca yaka kartlarına yazılan, havası atılan ama gerekleri hakkında yaka kartını taşıyanın da o yaka kartını taşımalısınız diyenlerin de çok az şey bildiği, bilenlerin de umursamadığı bir unvan. Bir marka çatısı altında olan her ofis “biz kurumsalız” diyerek havasını atıyor. Her yıl yapılan ödül törenlerinde alınan ödüller kurumsallığın ve hizmet kalitesinin göstergesi sayıyor. İş hizmet kalitesi ve görev tanımına gelince, bu ödüllü ofislerin bir çoğunun “iş ortaklarımız” dedikleri danışmanlarıyla ilişkilerinin sorunlu olduğunu, mangalda kül bırakmayan ofislerde bile hizmet kalitesinin çoğu zaman bir kaç danışmanla sınırlı kaldığını görüyoruz. Bu yüzden sokaktaki insan için gayrimenkul sektöründeki herkes rahatça “emlakçıysa dolandırıcıdır” diye genelleniyor.

 Küçük bir araştırma yapsak ve markalı ya da markasız ofislerin kurucularına sorsak… Desek ki “ofisinizde verdiğiniz hizmeti nasıl tanımlarsınız? Gayrimenkul danışmanlığı hizmeti mi veriyorsunuz, komisyonculuk hizmeti mi?” Büyük çoğunluğunun “gayrimenkul danışmanlığı hizmeti” verdiğini söyleyeceğine eminim. Bu cevabı verenlere “ofisinizde bölge çalışması yapan danışman sayısı nedir, haftada kaç değerleme raporu hazırlanıyor, ofis evraklarını kullanım oranınız nedir, bir CRM programı kullanıyor musunuz, markanızın size sağladığı online sisteme girdiğiniz bilgiler ve verdiğiniz raporlar yaptığınız işlemlerin ne kadarını yansıtıyor, verimlilik ölçüyor musunuz” diye sorsak bizi kapıdan kovup bir daha selam bile vermeyecek bir sürü ofis çıkacaktır.
gayrimenkule girişKendinizi “Gayrimenkul Danışmanı” olarak tanımlayınca bir beklenti yaratırsınız.
 Bir ofisi gayrimenkul ofisi haline getiren şey tabelada yazan marka ya da danışmanların yakalarına astıkları kartta yazan gayrimenkul danışmanı unvanı değildir. Ofisi kuran kişilerin tam olarak nasıl bir ofis olmak istedikleri hakkında karar vermesi ve bu konuda net kurallar koyması gerekiyor. Bu kurallar öncelikle ofis sahibini bağlamalı. Hani şimdi moda halinde her şirketin duvarında ve sosyal medya mecralarında gördüğünüz “vizyonumuz misyonumuz” klişesi var ya, işte o klişenin gerçekten samimiyetle içinin doldurulması gerekiyor.
 Gayrimenkul danışmanlık ofisleri, gayrimenkul konusunda danışılacak kişilerin bulunduğu ofisler olmalılar. Kulağa ne kadar safça geliyor değil mi? Kocaman bir kurtlar sofrası olan bu sektörde ideal ofislerden, ideal danışmanlardan, kaliteli hizmet vermekten bahsetmek gerçekten safça ama ortada bir gerçek var. Aklınız hep katakulliye çalışıyorsa piyasada düzgün hizmet verenlerin de büyük paralar kazandıklarına inanmanız zor olur tabi. Gayrimenkul sektöründe kurtlar kurtlarla, hizmet almak isteyenler hizmet verenlerle çalışıyorlar. Aradaki farkı sadece bu hizmeti alanlarla hizmeti verenler biliyor.
Dışarıdan bakıldığında büyük şık ofislerinde bir şey yapmadan çok para kazanan bir sektör gibi göründüğümüz tartışılmaz bir gerçek. Bu günün koşullarında, “Gayrimenkul Danışmanlığı” unvanının ancak mesleki yeterliliği olanlara verildiği ve meslek etik kurallarının dışında çalışılanların bu unvandan mahrum kaldığı bir sektör, ulaşılması zor bir hayal gibi görünebilir. Yine de hedefleyebileceğimiz bir şey olduğunu düşünüyorum. Belli bir hizmet standardında çalışan ofis ve danışman sayısı arttıkça bu standardı talep eden müşteri sayısı da artacaktır çünkü. “Piyasa koşulları böyle, biz ne yapalım” diyenlerden olmayın. Piyasayı şekillendirenlerden olun.