DIŞI SİZİ İÇİ BİZİ YAKAN GAYRİMENKUL SEKTÖRÜ

Gayrimenkul sektörü hakkında ne çok şey söyleniyor değil mi? Olumlu olumsuz hakkında en çok konuşulan sektör gayrimenkul sektörüdür desem yalancı çıkmam vallahi. Özellikle sektörün içindekiler hem sektöre yeni girecek olanlara hem de birbirlerine doğru yanlış pek çok şey söylüyorlar. Peki gerçek ne?

in2

  • Kurumsal marka çatısı altında çalışınca her şey daha iyi olur diyorlar

Evet bir marka çatısı altında çalışmak çok şey değiştirebilir. Tek bir koşulla: siz değişmek istiyorsanız… Kurumsal markalar size bir iş modeli sunup bunun eğitimlerini verirler. Uzun zamandır bu eğitimleri veren biri olarak söylüyorum, danışmanların ve ofis sahiplerinin pek çoğu bu eğitimlere daha çok boy göstermek için geliyor. “Eğitim şart” cümlesini herkes şarkı yapmış söylüyor ama iş eğitim için gereken zaman ve paraya gelince herkesin ya çok işi var ya da kimsenin eğitime ihtiyacı yok! Eğitime gelenlerin de büyük bir kısmı, eğitim salonundan fotoğraf paylaşıp, kurabiye atıştırmaktan, eğitimde duyduğu bir kaç havalı cümleyi toplantılarda tekrar etmekten başka bir şey istemiyorlar. Eğitimde anlatılan sistemin zaman kaybı olduğunu düşünen o kadar çok ofis sahibi var ki inanamazsınız. Pek çok kişi için hızlı ve çok para kazanmak, iyi hizmet vermekten, istikrarlı gelir oluşturmaktan daha önemli. Oysa marka dediğimiz şey, siz içini doldurana kadar boş bir kabuktan başka bir şey değil. Uygulamadığınız eğitim, uygulamadığınız sistem, hiçbir değişiklik yaratmıyor.

  • “Gayrimenkul danışmanları çok para kazanır” diyorlar

Gayrimenkul danışmanlarının çok az bir kısmı gerçekten hayatlarını değiştirecek miktarlarda bir kazanç elde edebiliyor. Geri kalan çok büyük bir çoğunluk -ki bu toplam danışman sayısının yüzde yetmişine falan denk düşer- maaşlı bir işte kazanacağından ancak biraz fazla kazanıyor. Gerçekçi hedefleri olanlar, yaşam standartlarını değiştirecek kadar gelir yaratmakta sıkıntı çekmiyor. Oysa gelir beklentisi iki uzak uçta toplanmış durumda. Bir uçta “çorbamı kaynatacak kadar kazanayım yeter” diyenler var, diğer uçta da “bir fabrika arazisi satayım, hayatım kurtulsun, bir daha da çalışmayayım” diyenler var. İstikrarlı bir gelir yaratmak çok stratejik bir planlama ve emek istiyor. Yani işe çorbanızı kaynatmakla başlayıp, villanızın bahçesinde mangal partisi yapmaya ulaştığınız bir süreci planlamaktan bahsediyoruz. Ciro birincisi listelerine girmek sorun değil biliyorsunuz, onu hepiniz yılda bir kere de olsa başarabilirsiniz. Önemli olan istikrarlı bir şekilde artan gelir ve başarıya ulaşmak

  • Ofis sahipleri gayrimenkul danışmanı bulamamaktan şikayet ediyor

Gerçekten de sektöre yeni danışman kazandırmak ve tutundurmak çok zor. Çünkü bu iş tartışmasız bir şekilde girişimcilik ruhu istiyor. Yıllarca maaşlı işlerde çalışan insanlara güvenli hayatlarından çıkıp risk almalarını söylüyor, bu riski almıyorlar diye kızıyorsunuz. Öncelikle iki şeyi çözmelisiniz. İnsan kaynakları eğitimi almadan işe alım süreci yönetmeye çalışıyorsunuz bu bir. İkincisi de işe alım yaptığınızı düşünüyorsunuz 🙂 “Siz bizim iş ortağımızsınız” diye tekrar edip durduğunuz o cümle var ya, kilit bir cümle. Sevgili ofis sahipleri, hala görüşme yaptığınız kişilere gerçekte bir çeşit ortaklık teklif ettiğinizin farkında değilsiniz. Bu sektörde iki ayrı iş modeli var. Birincisi beraber çalışacağınız kişileri işe alır, bir süre maaş verir yetiştirirsiniz. Sonra ortaklık teklif edersiniz. Ortak olmak istemeyenler maaşla çalışmaya devam eder (Evet böyle bir model de var ve işliyor). İkincisinde iş ortaklarınızı seçer, onlara mentorluk eder, kurulmuş bir iş modeli içinde kendi gelişimleri için yardımcı olursunuz. Yani kendi ortaklarınızı bizzat kendiniz yetiştirirsiniz. Bu modelde “vay biz yetiştirdik, gittiler kendi ofislerini açtılar” diye şikayet etmemeniz gerekir. Sizin sunduğunuz ortaklık yeterince karlı değilse iş kurmaya cesaret etmiş bu insanlar tabii ki gidip daha karlı bir iş kuracaklardır. Bunda şaşıracak kızacak ne var? Yeterince karlı bir ortaklık inşaa ederseniz bunun başınıza gelme ihtimali azalır.

  • Gayrimenkul danışmanları, ofis sahiplerinin kendilerini sömürmesinden şikayet ediyor

Bizim ülkemizde markaların sistemleri, çoğunlukla tercüme sistemler olarak kaldılar. Bir türlü yerel çözümler üretemedik. Markalar bu konuda çalışıyorlar inkar edemem ama daha ofisler henüz orada değiller maalesef. Gerçeği söylemek gerekirse danışmanın ofise getirdiği hizmet bedelinin yarısını almayı hak edecek özelliklere sahip çok az ofis var. Ama çalıştığı ofisi dolandırmaya çalışan danışman sayısıyla eşit sayılırlar. Ofisle hizmet bedelini paylaşmamak için ofis dışından işlem yapan, satış rakamının üstüne kendi cukkasını ekleyen danışman sayısı da kabarık çünkü. Ofisin bu paylaşımı hak etmediğini düşünen danışmanların kendilerini haklı çıkardıkları berbat ama yaygın bir alışkanlık bu.

Oysa sistem şöyle işlemeli. Bir ofiste işe başladığınızda size göz ardı edemeyeceğiniz bir iş modeli öğretilmeli ve bu iş modeli için gereken tüm hizmet, altyapı ve ekipman o ofiste bulunmalı. Ofise getirdiğiniz hizmet bedelinden ofise kalan pay, başta ofis sermayesine eklemediğiniz ortaklık payının taksitle ödenmiş hali gibi gelecektir size o zaman. İşinizde ilerlediğinizde o ofisin gerçek ortağı olduğunuzu hissetmenizi sağlayacak adil bir paylaşım olduğunu görürsünüz. Ofis kazancı arttıkça ofise yatırım yapıldığını görmelisiniz bir de. Ofis zenginleştikçe sadece ofis sahibi zenginleşmekle kalmamalı yani. Ofisin fiziki koşulları ve alt yapısı sürekli gelişiyorsa sistemin doğru işlediği bir yerdesiniz.

Sektörün içindekilere çok mu acımasız davrandım? Dost acı söyler. Bu sektörün gelişmesi için emek veriyorum. Yazdıklarımı okuyan bir kişi bile “ne yapıyoruz biz” dese, bu konuda tartışıp gelişmek için çaba göstermeye başlasa mutlu olurum. Gayrimenkul danışmanlığını meslek olarak gören ve gelişmesi için çaba gösteren tüm danışmanlara ve markalara selam olsun

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: